Dünya Bankası GAP'a Kredi Vermiyor
"Dünya Bankası yetkilisi Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte,
bankanın GAP ile ilgili hiçbir projeye kredi vermediğini belirtti."
(Cumhuriyet, 23 Temmuz 1992)
Başta Dünya Bankası olmak üzere çeşitli uluslararası kurumların
ve kimi ülkelerin GAP'a ısrarla karşı olmasının temel nedeni,
Ortadoğu için en hassas konulardan biri olan 'suyun' paylaşımıdır.
İsrail için, GAP gibi bir projeye sahip Türkiye her bakımdan risklidir.
İsrail, GAP ve Kürt Sorunu
İsrail'in GAP'a duyduğu ilgi, projenin ilk günlerinden itibaren
pek çok farklı kaynakta yer almış bir bilgidir. Bu ilgi, İsrail'in
Türkiye'ye bu projede ortak çalışmayı teklif etmesinde olduğu
gibi zaman zaman açıkça görülürken, kimi zaman da İsrail'in bölgede
gerçekleştirdiği bazı gizli eylemlerde görülmektedir. Bu eylemlerin
temelinde ise İsrail'in Siyonist ideolojisi yer almaktadır:
"Siyonizm sözcüğü Zion kökünden geliyor. Zion "Büyük İsrail"
demek. Zion'un sınırları Akdeniz'den Kızıldeniz'e, İran Körfezi'nden
Karadeniz'e uzanıyor. Ne gariptir, İsrail'in çizdiği haritada
Türkiye'nin Kürt bölgeleri Zion sınırları içinde gösteriliyor."
(2000'e Doğru, 22 Eylül 1991)
21 Aralık 1992 tarihli Sabah gazetesinde Sedat Sertoğlu, İsrail'in
GAP hakkında neler düşündüğünü endişeli bir ifadeyle dile getirmişti:
"Türkiye ile İsrail arasında, orta ve uzun vaadede bölge sularının
kullanımı konusunda bir anlaşmazlık çıkabileceğini sezinledim.
Rabin başkanlığındaki İsrail yönetiminin, suların paylaşımı konusuna
Türkiye'den daha değişik yaklaşımı olacak. Bunun işaretlerini
biraz dikkat edince hemen yakalayabiliyorsunuz. İsraillilerin
Golan Tepeleri'ndeki su kaynaklarının Suriye ile birlikte kullanımı
konusunda, Türkiye'nin Dicle ve Fırat sularının Suriye ve Irak
arasında kullanımına dair değişik fikirleri var. Bu fikirler bizi
pek memnun etmeyeceğe benziyor." (Sabah, 21 Aralık 1992)
Güneydoğu İçin Planlanan Siyonist
Strateji
"Dünya Siyonist Örgütü'nün yayın organı Kivunim (Yönelimler)
dergisinin Şubat 1982'deki 14. sayısında; 1980'lerde 'İsrail için
Strateji 'başlıklı yazıda, Irak'ın Basra çevresinde güneyde bir
Şii Bölgesi, kuzeyde Musul çevresinde bir Kürt Bölgesi ve ortada
Bağdat çevresinde bir Sünni Bölgesi olarak üçe bölünmesi hedefleniyor."
(Ortadoğu Çıkmazı, Cengiz Çandar, sf.37)
Dünya Siyonist Örgütü'nce 1982'de hazırlanan, Irak'ın üçe bölünmesi
planı, bugün gerçekleşmiş durumdadır. Merakla beklenen ise, bundan
sonra neler olacağıdır?
Bitmeyen İş Birliği: Mossad-Barzani
Kuzey Irak'taki Müslüman Kürt halkının tasfiye edilerek, Kürt
devleti adı altında piyon bir devlet kurulma çalışmalarının temelleri
1970'li yıllara kadar uzanır. Mossad'ın Barzani'ye yardımı 1970'lerden
beri belli aralıklarla hep devam etti. Mossad, Barzani'ye hem
modern silah yardımında bulunuyor, hem de çeşitli teçhizatları
sağlıyordu. Hatta dönemin Mossad Başkanı Meir Amit, Barzani yandaşlarına,
dağlardaki kamplara kadar gelip yardım sözü vermişti. İsrail'in
Barzani'ye 1970'lerde başlayan yardımı 5 Nisan 1975 tarihli Cumhuriyet
gazetesinde şöyle anlatılmaktadır:
"Newsweek dergisine göre İsrail beş yıldan beri Kürtlere silah
ve askeri malzeme yardımı yapmakta, bir yandan da askeri uzmanlar
göndermekteydi."
Mossad-Barzani iş birliği günümüze kadar şöyle devam etmiştir:
"Mossad, 1973'te, Yom Kippur Savaşı'nda, Barzani'den Irak petrol
kuyularını bombalamasını istedi. Barzani de bunu kabul etti."
(Mossad 'Les Services Secrets Israeliens', Dennis Eisenberg-Uni
Dan-Eli Landau, sf. 269)
Hürriyet,27 Ağustos 1992
|
"Kuzey Irak'taki Kürtler, Mossad'dan ilk ve direk yardımı, İsrailli
askerler Kürt Yahudisi gerillaları eğitirken alıyorlar. İsrail
Kabine Başkanı Aryeh Eliav, Barzani yandaşları için arazi hastanesi
kurdu." (Every Spy A Prince, Dan Raviv-Yossi Melman, sf.82)
Mossad'la Barzani yandaşları arasındaki bağlantı bir başka kaynakta
da şu şekilde ifade edilmektedir:
"İsrail gizli servisleri Arap devletlerinin sınırlarında ve Arap
dünyasındaki azınlıkların üzerinde heyecanlı, tehlikeli ve ciddi
bir oyun oynuyor.
İsrailli Shai komandolarının bir bölümü Molla Mustafa Barzani'nin
yanında yaşıyorlar. Zaten Barzani'nin komandolarına iletişim ağlarını
kuran da onlar. Bu komandolar sabotaj ve katliamda bu ağları kullanıyorlar."
(Les Murailles d'Israel, Larteguy, sf.92)
"Barzani yandaşlarına İsrailliler tarafından yardım edildiği
artık kimse için bir sır değil. Onlardan sadece silah ve malzeme
almıyorlar, aynı zamanda bilgi de alıyorlar." (Les Murailles d'Israel,
Larteguy, sf.92)
Mesut Barzani
|
Hulusi Turgut ise, "Barzani Dosyası" adlı kitabında Siyonistlerin
Güneydoğu'da yürüttüğü Kürtleri kışkırtma hareketini şu şekilde
anlatmaktadır:
"Irak'taki Barzani hareketine yardım eden Yahudiler, Türkiye'deki
Kürtçülük hareketinde de tahrikçilik ve kışkırtıcılık yapmaktadırlar."
(Barzani Dosyası, Hulusi Turgut, sf.126)
Aynı kitapta şu ilginç gerçeklere de yer verilmektedir:
"Nitekim, Paris'teki, Kürt İhtilaline Yardım Komitesi üyelerinden
çoğunun Yahudi olması da dikkati çekiyordu. Hollanda'nın Amsterdam
şehrinde kurulmuş olan Kürt Cemiyeti, Başkanı Silvio Van Roy başta
olmak üzere büyük bir kısmı Yahudi olan üyelerden oluşuyordu."
(Barzani Dosyası, Hulusi Turgut, sf.41-42)
İsrailli general Rafael Eitan'ın bir süre önce yayınlanan anıları,
İsrail-Barzani iş birliğinin boyutlarını bütün çıplaklığıyla ortaya
koyan bilgiler içermektedir:
"Anılarda yazıldığına göre, Rafael Eitan, Mustafa Barzani'nin
talebi üzerine, 1969 yılında Kuzey Irak'a giderek ayaklanmayı
yakından görmüş ve ayaklanmanın lideri Barzani ile mücadeleyi
daha yaygın bir savaş haline dönüştürme konusunu görüşmüş. Eitan
ziyaretinden sonra, İsrail Savunma Bakanlığı'na, Kürtlerin çok
iyi savaşmakla beraber gelişmiş savaş araçları ve silahlarından
mahrum olduklarını, kendilerine yardım edilmesi gerektiğini bildiren
bir rapor yazdığını anlatıyor." (Terör ve Güneydoğu Sorunu, Fehmi
Koru, sf.110)
İsrail'in Barzani güçlerine yardımı bu raporla başlamış:
"Eitan'ın anılarının yayınlanmasından sonra, İsrail basınında
İsrail-Barzani ilişkileri konusunda başka bilgiler de çıkmaya
başladı. Kahire'de yayınlanan haftalık Ruz el-Yusuf dergisinin
4 Eylül 1989 tarihli sayısından öğrendiğimize göre, Barzani de
İsrail'i iki kere ziyaret etmiş. 1968 yılında gerçekleşen birinci
ziyaretinde de, 1973 yılındaki ikincisinde de, Mustafa Barzani,
1950 ortalarında İsrail'e göç etmiş Kürt Musevisi David Gabay'ın
evinde kalmış. İkinci ziyarette, yanında getirdiği altın kolyenin
Moşe Dayan'ın eşi için yeterli bir hediye olup olmayacağını arkadaşına
sormuş. Bu ifşaatlardan, Gobay ile Barzani'nin babalarının çok
yakın olduğu ortaya çıkıyor." (Terör ve Güneydoğu Sorunu, Fehmi
Koru, sf. 111)
 |
"İsrail'in bölgeyle ilgili çok daha geniş kapsamlı planları var.
Bugün Amerika'da Türkiye üzerine yayınlanan eserlerin ve gazete
makalelerinin çoğu İsrailli veya Musevi asıllı Amerikalı yazarların
imzasını taşıyor. Konuyu kurcalayan, PKK'yı bir kurtarıcı hareket
gibi göstermeye çalışanlar hep onlar. Devletin zaaflarını, rejimin
saplantılarını kullanarak, yarayı kangrene dönüştürecek tarzda
kaşıyanın da İsrail olduğundan kuşku duyulmasın." (Terör ve Güneydoğu
sorunu, Fehmi Koru, sf. 111)
Bizim korkumuz, insanlarımızdan bir bölümünün, ABD ve İsrail'in
başka hesapları için kullanıldıktan ve bölücülük hisleri okşanarak
meydana sürüldükten sonra, amaca ulaşılınca ortada bırakılmalarıdır.
(Terör ve Güneydoğu Sorunu, Fehmi Koru, sf.112)
"Olaya biraz nüfuz edilirse, Doğu Anadolu'da karşı karşıya bulunulan
sıkıntılara sebep olan sac ayağının üçüncü ve en güçlü ayağı da
keşfedilecektir: İsrail." (Terör ve Güneydoğu Sorunu, Fehmi Koru,
sf.148)
"Bu bir vehim mi? Sanmıyoruz. Daha önce de yazmıştık. 1975 yılına
kadar Irak yönetimini zorlayan Barzani hareketinin arkasında İsrail'in
olduğu yıllar sonra ortaya çıktı." (Terör ve Güneydoğu Sorunu,
Fehmi Koru, sf.149)
Kürt Yahudilerinden ayrıntılarıyla
bahseden Dr. A. Medyalı'nın "Kürdistanlı Yahudiler" adlı kitabı. |
"Ermeni terörü sanki farklı mıydı? Bugüne kadar üzerinde hiç
durulmadığı için Ermeni terör örgütü ASALA ile İsrail İstihbaratı'nın
(Mossad) ilişkisinden Türk kamuoyu fazla haberdar olamadı." (Terör
ve Güneydoğu Sorunu, Fehmi Koru, sf.149)
"1975 öncesi, Irak yönetimini köşeye sıkıştıran Barzani İsyanı'nı
destekleyen İsrail'di. Molla Mustafa Barzani, 1969-74 yılları
arasında birkaç defa İsrail'e gitmiş, birkaç defa da İsrailli
uzmanları Irak'da ağırlamıştı. Bu olaylarda da İsrail'in parmağı
pekala olabilir." (Terör ve Güneydoğu Sorunu, Fehmi Koru, sf.167)
"Daha sonra Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Yahudi Eric Rouleau
da bölgeye Muş, Van ve Diyarbakır'daki mülteci kamplarını gezmeye
gitmişti." (The Israeli Connection, Benjamin Beit-Hallahmi, sf.190)
"Bu bölgedeki karışıklıkların arkasında İsrail'in bulunduğu bilindiği
halde, Amerika'dan çok İsrail'e bağlılığıyla tanınan bir kişi
(Abromowitz) ABD tarafından Ankara'ya büyükelçi olarak gönderilip,
beş-altı yıl Türkiye'de bulunmadı mı? Fransa ise Paris'te kurduğu
Kürt Enstitüsü ile ısrarla aynı temayı işleyip duruyor. Türkiye'ye,
her halde maharetini bu konuda göstermesi umularak, Yahudi asıllı
istihbaratçı bir büyükelçi (Rouleau) atanmıştı." (The Israeli
Connection, Benjamin Beit-Hallahmi, sf.193)
7 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Uğur Mumcu, Mossad-Barzani
bağlantısını şöyle anlatmaktadır:
"Ortadoğu'nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.
Kanıtlanan son ilişki, Mossad-Barzani ilişkisidir. Mossad, İsrail
Devleti'nin gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt Lideri
Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce
kim inanırdı? Barzani'nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse
bu ilişkiye, 'Hayır olmadı' diyemiyor. CIA-Barzani ilişkileri
biliniyordu da Mossad-Barzani ilişkileri bilinmiyordu."
Tercüman 12 Mart 1991
|
Mossad'ın Barzani ile ilişkileri, Londra ve Sidney'de yayınlanan
"Israel's Secret Wars - A History of Israel's Intelligence Services"
(İsrail'in Gizli Savaşı - İsrail İstihbarat Servislerinin Tarihi)
adlı kitapta da sergilenmektedir. Kitap, İngiliz The Guardian
gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan
Ian Black ve Washington'daki Brooking Enstitüsü'nde çalışan öğretim
üyesi Benny Morris tarafından yazılmıştır. Kitapta Mossad-Barzani
ilişkileri, İsrail Dış İşleri Bakanlığı ve Mossad yazışmalarına
dayanılarak açıklanmaktadır. Önsözde, kitabın yayından önce İsrail
ordu yetkilileri tarafından da incelendiği belirtilmektedir.
Kitapta, 1967 Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra, Mossad'ın Kürtlerle
ilişki kurduğu anlatılmakta. Ayrıca Mısırlı ünlü gazeteci Hasan
el Heykel'in 1971 yılında İsrailli subayların, Kürtler aracılığıyla
Irak'tan radyo bağlantıları kurdukları da anlatılan bilgiler arasındadır.
Bu bilgilerin dışında, 1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine
yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanmaktadır.
Mossad-Barzani ilişkilerinin İsrail'in Tahran'daki askeri ateşesi
Yaakov Nimrodi (Mossad ajanı) aracılığı ile gerçekleştirildiği
de bir başka önemli bilgidir. Nimrodi'nin üstlendiği görev de
son derece ilginçtir; Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani'nin
eline geçmesinde rol oynamıştır. Kitapta Mossad'dan Kürtlere 50
bin dolar para verildiği, sağlam bilgi kaynaklarına dayanılarak
açıklanmaktadır. Bu durumda önemli bir soru gündeme gelmektedir:
70'li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürmekte midir? Kitapta ele
alınan bilgilere göre bu sorunun cevabı, "evet"dir:
"Körfez Savaşı sırasında Irak'ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv'e
düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı." (Israel's Secret
Wars - A History of Israel's Intelligence Services, Benny Morris,
sf.521)
Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul
Mesud Barzani ile devam etmektedir. Mossad, Barzani'ye Avrupa
kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürmektedir. Kitapta
Mesut Barzani'nin, İsrail'e gizlice giderek yardım istediği de
yazılıdır.
Bu ilişkiler sürmektedir ve görünen o dur ki, daha da devam edecektir...
Gizli yollarla da açık yollarla da sürecektir...
İsrail'de Kürtlerin de yaşadığı bilgisi, "Berliner Institut"
tarafından yayımlanan "Kurden im Exil" adlı kitapta Birgit Ammann'ın
"Kurdiche Juden in Israil" başlıklı yazısında yer almaktadır.
Uğur Mumcu ise konuyla ilgili şöyle yazmaktadır:
"Ortadoğu çok uluslu çıkarların şaşırtıcı ittifaklara yol açtığı
kaygan bir ortamdır. Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı
yapıyorlarsa ne işi var Mossad'ın Kürtler arasında? Yoksa Mossad,
anti-emperyalist savaş yapıyor da dünya bu savaşın farkında mı
değil?" (Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 7 Ocak 1993,)
Uğur Mumcu, Mossad-Barzani bağlantısını anlatan bu yazısından
17 gün sonra, fail-i meçhul bir patlama sonucunda hayatını kaybetti.
"Irak'taki ayaklanmaları yakından izleyen Ankara, Kürtlerin ve
Şiilerin İsrail tarafından desteklendiklerini belirledi ve dikkatini
Tel Aviv'deki gelişmelere de kaydırdı. Kuzey Irak'taki iç savaşın
arkasında İsrail Gizli Örgütü Mossad'ın da parmağının bulunduğu,
İsrail'in Kürt Devleti'ni desteklediği belirlendi. Edinilen bilgilere
göre askeri istihbarat, İsrail'in Kürt Devleti'nin kurulmasını
fiilen desteklediğini gösteren verileri hükümete sundu. İsrail'in,
Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulması konusuyla, Mossad kanalıyla
öteden beri ilgilendiği belirtildi." (Tercüman, 12 Mart 1991)
Tüm bu bilgiler ışığında üzerinde durulması gereken önemli nokta
ise şudur: Müslüman Kürt halkı, İsrailli provokatörlerin oyununa
gelmemeli, Müslüman Kürt halkı bölücü değil, Müslüman kimliği
altında birleştirici olmalıdır.
Murat Yetkin'in de belirttiği gibi "İsrail yıllardır bölge ülkelerini
zayıf düşürmek amacıyla geleneksel Kürt hareketlerine destek vermektedir."
(Ateş Hattında Aktif Politika, Murat Yetkin, sf.282)
"The Israeli Connection" kitabında da Mossad-Barzani bağlantısı
şu şekilde anlatılmaktadır:
"Irak'taki Kürt direnişçiler her zaman İsrail'in ilgi alanı içerisindedir.
Mossad'ın Kürtlere desteği 1958'de başladı. İsrailli askeri danışmanların,
cephaneyi ve silahları kapsayan yardımı 1963'de başladı. Ağustos
1965'de Kürt subaylar için eğitim kampları oluşturuldu. Haziran
1966'da Levi Eshkol Kürt liderleriyle görüşmeler yaptı. 1967 Savaşı
sonrası Kürtlere Sovyet yapımı silahlarla yardım edildi. Aylık
yaklaşık 500.000 dolar da para yardımı yapıldı. Kürt lideri Mustafa
Barzani önce Eylül 1967'de sonra Eylül 1973'de İsrail'i ziyaret
etti." (The Israeli Connection, Benjamin Beit-Hallahmi, sf.19)