II. Dünya Savaşı Sırasındaki 'Masonik' Çetnik Vahşeti

II. Dünya Savaşı'nın ardından ABD ve İngiliz desteğiyle 90'lı yıllardaki katliama benzer bir terör uygulayan Sırp Mihailoviç çetesi, Belgrad Locası'nın verdiği kararın en iyi uygulayıcılarından biri oldu. Mihailoviç, Balkanların Miloseviç'ten önceki kasabıydı. 90'ların başında uygulanan Müslüman katliamının bir benzerini gerçekleştirmişti:

Çetnikler, tecavüz, işkence gibi vahşice yöntemleri kullarak yüz bine yakın Müslüman katlettiler. Üstte bu terörün hedefi olmuş Müslümanlardan bir grup.

"Boşnak dramları ve Mihailoviç çeteleri... Saraybosna, bizim tarihimizin eski ve ısırganlı bir parçası. O yörelerdeki Müslümanların yüzyıllar boyunca çekmedikleri acı kalmadı. Ve şimdikinden daha da korkuncunu ne zaman yaşadılar biliyor musunuz? 1941'de Mihailoviç'in örgütlediği Çetnik çetelerine karşı... Mihailoviç emrindeki Çetnikler, Müslümanları öldürmeyi bir zevk haline getirdiler. Boşnak delikanlıların gırtlaklarını keserken fotoğraf çektirmeyi bir ka hramanlık gösterisi sayıyorlardı. Katlettikleri insanın gırtlağına dayanmış bıçaklarıyla gülerek poz veriyorlardı objektiflere. O sırada kendilerinden biri de yine gülerek bir tas tutuyordu boğazlanacak gencin göğsü üstünde". (Sabah, 10 Ağustos 1992)

"Mihailoviç'in başını çektiği gruplar, Çetnikler, o dönemde Müslümanları vahşice katlettiler." (Le Nouvel Observateur, 13-19 Ağustos 1992)

"Çetnikler: II. Dünya Savaşı sırasında Sırp Generali Draga Mihailoviç'in Kralcı savaşçıları. Partizanlara karşı savaşıyor, kimi zaman Nazilerle iş birliği yapıyor ve Müslümanları topluca katlediyorlardı. Hırvatlar ve Müslümanlar bugünkü Sırp kuvvetlerini Çetnik olarak nitelendiriyorlar. Sırp tarafına bağlı milisler de kendilerini Çetnik olarak tanımlıyor." (Liberation, Kasım 1992)

Sırp ırkçılığının karanlık geçmişinden gelen soykırım yöntemi, Çetnik grupları tarafından II.Dünya Savaşı döneminde de acımasızca uygulandı:

"Müslümanların yaşadığı en trajik olay II. Dünya Savaşı'yla başladı: 100.000'den fazla Müslüman, Çetnik ve Ustaşa katillerinin hedefi olup hayatlarını yitirdiler... 1941-1945 yıllarında Bosna-Hersek'te Müslümanlara yapılan bu katliam, aslında 250 yıllık bir tarihi olan, sistemli ve planlı bir zulüm, tarihi, kültürel ve etnik bir imha operasyonuydu... Katliam, alçakça dürtülere ve karanlık bir geçmişe dayanan bir ihtiras suçuydu." (A Survey of The History of Genocide Against The Muslims in The Yugoslav Lands, Prof. Mustafa İmamoviç, sf.58, 59)

"Yazılı ve sözlü belgeler çok açık bir biçimde Müslümanların büyük çoğunluğunun savaş operasyonlarında veya kamplarda değil, evlerinde, terörizmin hedefi olarak öldüklerini gösteriyor. Müslümanları tek tek bulup öldüren saldırganlar ise genelde onların eski komşularıydı. Çetnik hareketine katılmış olan Sırp komşuları..." (A Survey of The History of Genocide Against The Muslims in The Yugoslav Lands, Prof. Mustafa İmamoviç, sf.58)


Kendine, Sırp vahşetinin fikir babası Njegos'un ismini veren Chicago'daki Sırp Tarih ve Kültür Cemiyeti'nin "General Mihailovic" adlı kitabı. Kitabın yazarı Radoje Vukceviç, nedense, öve öve bitiremediği Çetnikler tarafından katledilen 100.000 savunmasız Müslümandan hiç söz etmiyor.

Hırvat Ustaşa çetelerini ilerleyen bölümlerde ayrıntılarıyla inceleyeceğiz. Şimdi ise katliamda başı çeken Çetnikleri ele alacağız. Sırp ırkçılığının vurucu gücü olan Çetnikler, Müslümanlara karşı asırlardır uygulanan katliamların asıl sorumlusudurlar:

"Bosna-Hersek'te soykırım gerçekleştiren tüm düzenli ya da düzensiz Sırp birlikleri 'Çetnik' olarak tanımlanmaktadır. 'Çetnik' deyimi, Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalmadır ve 'isyan' anlamına gelen 'Çete' sözünden türemiştir. O dönemdeki Sırp isyanlarının amacı, sadece Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşmak değil, aynı zamanda bütün Müslüman nüfusuna karşı soykırım uygulamaktı. Çetniklerin hareketi Balkan Savaşları'ndan sonra Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı'nın kurulması döneminde (1918-1920) de devam etti. O dönemde Çetnikler 3.000 Müslüman sivili öldürdü. Çetniklerin II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirdikleri en büyük suç ise 100.000'den fazla Müslümanın katledilmesiydi. Çetnik hareketinin ideolojisi, Müslümanların ve Hırvatların bulunmadığı 'homojen bir Sırbistan' meydana getirmekti. Çetnikler her zaman Sırp hegemonyasının kavgacı yumruğunu temsil etmektedirler.

Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde şimdiki saldırganlığın ve Müslümanlara karşı soykırımın aynı ideoloji altında, aynı metodlarla sürdürüldüğünü düşünürsek, Bosna-Hersek'te çatışan tüm düzenli veya düzensiz Sırplara 'Çetnikler' denebilir." (On Chetniks' Crimes Commited Over Muslim Girls and Women, The Riyasat of Islamic Community, sf.7)

Çetniklerin 'Locası'

İşin en dikkat çekici yönlerinden birisi de, II. Dünya Savaşı'nda, 100.000 Müslümanı öldüren, Müslüman kadınlara tecavüz eden Çetniklerin lideri Mihailoviç'in, yüksek dereceli bir mason olmasıdır:

"Draga Mihailoviç: (1893-1946) İtalyan mason dergisi Hiram, Draga Mihailoviç'in mason olduğunu yazıyor. İtalya Büyük Locası'nın bir organı olan bu dergideki yazıyı Birader Salvador Loi, 1980 Eylül tarihli, 5 numaralı dergide yayınlamış.." (Dictionnaire de la Franc-Maçonnerie, Daniel Ligou, sf. 805)

Aynı kaynakta, o dönemde bütün Sırp masonlarının Mihailoviç'in önderliğinde Çetnik çatısı altında birleştiği bilgisi de yer almaktadır:

"Yugoslavya'nın savaşa girmesinden sonra masonlar Draga Mihailoviç önderliğinde birleştiler." (Dictionnaire de la Franc-Maçonnerie, Daniel Ligou, sf.1262-1263)

Bundan sonra Çetnik hareketinin önde gelen ideologları, Sırbistan'ı etnik olarak "arındırma" fikrini geliştirdiler:

"İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte, Çetnikler, sistemli bir şekilde 'Müslümanların fiziksel imhası' hareketine başladı. Bu soykırım programı, Çetniklerin önde gelen ideologlarından Stevan Moljevic tarafından özellikle vurgulanmaktaydı. Moljevic, 'Homojen Sırbistan' adlı makalesinde, ve -kendisiyle aynı görüşü paylaşan- bir diğer Çetnik ideologu olan Dragica Vasic'e Şubat 1942 yılında yazdığı mektubunda, ülkenin tüm 'Sırp olmayan elementlerden temizlenmesi' gerektiğini söylüyordu. Bunun için yabancılar cezalandırılmalı ve ait oldukları yerlere gönderilmeliydiler: Hırvatlar Hırvatistan'a, Müslümanlar Türkiye'ye veya Arnavutluk'a... Draga Mihailoviç bu mantık doğrultusunda kumandanlarına Müslümanların imhasına yönelik çok sayıda emir verdi." (A Survey of The History of Genocide Against The Muslims in The Yugoslav Lands, Prof. Mustafa İmamoviç, sf.72)

Üstteki alıntıda isimleri geçen en önemli Çetnik ideologları Stevan Moljevic ve Dragica Vasic'in mason olmaları da olayın perde arkasını açıklayan önemli bilgilerdendir:

"Draga Mihailoviç, II. Dünya Savaşı yıllarında Sırp direnişini örgütlediğinde dikkati çeken, çok sayıda masonun yanında yer almasıydı. Bu masonlar arasında özellikle Çetnik ideologu Dragica Vasic ve Stevan Moljevic'in adı geçmektedir... Ayrıca 1944 yılında Çetnik Milli Merkez Komitesi Genel Sekreterliği'ne sicilli bir mason olan Duro Durovic seçilmişti." (Masoni U Jugoslaviji, Zoran Neneziç, sf.493)

Çetnik ideoloğu Dragica Vasic'in Belgrad Locası'na bağlı olduğu ise aynı kitabın 557. sayfasında yer alan bir diğer bilgidir. Bütün bunlar, Müslümanlara yönelen Çetnik terörünün kimlerin eseri olduğunu bir kez daha göstermektedir. Masonların önderliğini yaptığı Çetnikler'in Siyonistlerle iş birliği içinde olması da önemli bilgiler arasındadır:

"Amerikan memurları ve tanıkları arasında aylarca Mihailoviç ordusunda olanlar vardı. Yugoslav Yahudileri, Mihailoviç'in birçok üst kademe ekibinde de yer alıyorlardı. Eski Sırp ordusunda da adeta efsaneydiler. I. Dünya Savaşı ve sonrasında, Siyonistler kendilerine İsrail toprakları ve Amerika dışında en güvenli yer olarak Sırbistan'ı buldular. Bir çoğu Mihailoviç'in arkadaşlarının arasında yer aldılar... Bölgedeki Siyonistler, Mihailoviç'in adamları tarafından kullanılıyorlardı." (General Mihailovich, Dr. Radoje Vukcevic, Serbian Historical and Cultural Society, sf.101)

"Draga Mihailoviç'in önderliğini yaptığı Sırp gerilla hareketi Çetniklerin arasında çok sayıda Siyonist vardı. Bunun yanı sıra Çetniklerin arasında özel bir 'Yahudi Tugayı' kurulmuştu." (The Universal Jewish Encyclopedia, cilt 10, sf.620)

Mihailoviç'in istihbarat merkezinin Kudüs'te bulunması da pek çok gizli bağlantıyı açığa çıkarmaktadır:

"Çetniklerin Kudüs'te 'Karayorgi' adlı bir radyo istasyonu vardı... Mihailoviç, istihbarat için bu radyo istasyonunu kullanıyordu..." (General Mihailovich, Dr. Radoje Vukcevic, Serbian Historical and Cultural Society, sf.14, 66)