Gladio Nasıl Ortaya Çıktı?

"Kontrgerilla örgütünün İtalya'daki karşıtı Gladio'dur. Gladio kılıç anlamına gelen gladyatörden türetilmiştir. Bu örgütün hünerleri İtalya'da ortaya çıktığı zaman istihbaratçılar 'süper NATO', 'paralel NATO' ve benzeri tanımlamalarla CIA'i maskelemek istediler.

Ama daha sonra yapılan açıklamalardan örgütün CIA'in destek ve denetiminde olduğu ortaya çıktı." (Milliyet, 18 Kasım 1990), (Cumhuriyet, 11 Kasım 1990)

"3 Mayıs 1988 günü üç İtalyan Jandarması, Kuzey Sagrola yakınlarında Peteano köyünde, kuşkulandıkları bir araçta arama yapmak için bagajı açtıklarında, arabada meydana gelen patlama sonucu ölmüşlerdi. Bu olaydan sonra, Kuzey İtalya'da bir dizi operasyon sonunda, kırsal alanlarda toprağa gömülü 127 silah, tahrip kalıbı ve patlayıcı madde deposu ortaya çıkarılmıştı.

Venedikli Savcı Felice Casson, bulunan silah ve patlayıcı madde depolarının İtalyan gizli servisi SISMI'nin denetiminde olduğunu saptadı. Jandarmaları öldüren üç neo-faşisti ömür boyu hapse mahkum ettirdi. Ancak, bir generalle bir yarbayın soruşturmayı saptırmaya çalıştıklarının farkına varınca, tıpkı Yunanistan'da Lambrakis'in öldürülmesi olayında olduğu gibi, İtalya Başbakanı Andreotti'ye gizli servis arşivlerini incelemek için başvuruda bulundu ve başvuru belgesinin bir kopyasını da Parlamento Güvenlik Komisyonu'na gönderdi.

Ocak 1990'da yaptığı başvuruya uzun süre yanıt alamayan Casson, işin peşini bırakmadı. Sonuçta, 20 Temmuz 1990'da Andreotti ile görüşerek İtalyan İstihbarat Servisi'nin arşivine girmeyi başardı. Yaptığı araştırma sonucunda Gladio'nun 1956 Kasım ayında İtalyan ve Amerikan gizli servisleri tarafından Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı'ndan gelecek bir istila olasılığına karşı, bir direniş örgütü çekirdeği oluşturmak için kurulduğunu saptadı. İtalyan Anayasası'na göre uluslararası anlaşmaların meclis tarafından onaylanması zorunlu olduğu halde, 26 Kasım 1956'da CIA ile Sifar (Sifar: O dönemdeki İtalyan istihbarat örgütünün simgesiydi) aracılığıyla, üsler ve silah depoları oluşturulması, yüzlerce kişinin kontrgerilla savaşı için eğitilmesi amacıyla gizli ve yasa dışı bir örgüt kuruluyordu.

1956 yılında asker-sivil karışımından oluşan örgütün eğitim kampları ve üsleri Sardunya adasında kurulmuştu. Savcı Casson'un incelemelerinden kuşkulanan SISMI Başkanı, Amiral Martini, değişik yolları deneyerek Casson`un çalışmasını engelliyordu. Bunun üzerine Casson, Parlamento Terör Komisyonu'na yazdığı bir mektupla Amiral Martini'yi şikayet etti ve çalışmalarını sürdürdü. Köşeye sıkışan Andreotti gizli örgütü açıklamak durumunda kaldı ve böylelikle tüm Avrupa ülkelerini kapsayan Gladio Skandalı patlak verdi. Bu arada savcı Casson, İtalya Cumhurbaşkanı Cossiga'yı da, işe bulaşmış gördüğü için tanık olarak dinlemek üzere soruşturma kapsamına aldı. İtalya yasalarına göre cumhurbaşkanlarının sorgulanması mümkün olmasına karşın, Cossiga ifade vermekten kaçındı. Çünkü yıllardan bu yana Hıristiyan Demokrat Parti, CIA dolarları ile beslenmektedir. Aldo Moro'nun katledilmesine kadar uzanan tertiplerin içinde bulunma olasılığı bulunan kişilerin, söyleyecekleri sözleri bulunmaktadır kuşkusuz. İtalya'da da gerek Gladio gerekse SISMI ve hatta P2 Mason Locası CIA'den maddi destek görmüş ve CIA ile iç içe çalışmışlardır. Örneğin neo-faşistlerce gerçekleştirilen Bologna istasyonunun bombalanması olayında 80 kişi ölmüştür. Bu olayın soruşturmasını saptırmaya çalışan SISMI Başkan Yardımcısı General Musumici mahkum olmuştur. CIA görevlisi Richard Erenneke Licio Gelli başkanlığındaki P2 Mason Locasına, bazen ayda 10 milyon dolara kadar ulaşan maddi yardım yapıldığını açıklamıştır. Günümüzde P2 Locasının yasa dışı faaliyetleri ortaya çıkmış bulunmaktadır." (Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla, Talat Turhan, sf.48-49)

"İtalya'da Gladio olayı dalgalanmaya terk edildi. Bir yıl sonra İtalya Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga, 'son yirmi yılda meydana gelen, suçluları bulunmayan 18 davanın rafa kaldırılmasını' istedi. Gladio olayını ortaya çıkaran Savcı Casson şimdi bazı çevrelerce ''Terbiyesiz savcı' diye adlandırılmaktadır." (Hürriyet, 14 Kasım 1991)

21 Mart 1991 tarihinde çok ilginç bir şey daha olmuştu. İtalya Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga, İtalyan Radyo Televizyon Kurumu'nun (RAI) üçüncü kanalındaki 'Cose La Patria' (Vatan Nedir?) programında yaptığı on beş dakikalık konuşmasında, hem NATO'nun gizli terör örgütü Gladio'yu hem de mason locası P2 mensuplarını, vatan aşkıyla yanıp tutuşan milliyetçi ve vatanseverler ilan ediyordu. Ona göre, asıl ihanet şebekeleri devlet ve millet düşmanları, Gladiocu ve mason olmayanlardı!

Panaroma dergisinin 20 Ocak 1991tarihli sayısında, Gladio tarafından örgütlenen kontrgerilla birliklerine geniş olarak yer verilmişti.

Gladio tarafından öldürülen Aldo Moro'nun amacı, mason locasız, mafyasız dürüst bir hükümet kurmaktı." (Nokta, 25 Kasım 1990)

P2-Muhafazakarlar-Hıristiyan Demokratlar-Gladio

"P2 ile Round Table, Rotary, Lions kulüpleri ve Sanayi Odaları arasında yakın ilişki vardır." (The Brotherhood, Stephan Knight, sf.131)

İtalya'da P2 locası, gizli servislerle iş birliği içinde çalışarak, çok kısa bir zamanda İtalyan siyasi yaşamı üzerinde etkin bir kontrol oluşturup, P2-Hıristiyan Demokratlar-Gladio üçgenini kurmuştu. Bu üçgene en büyük yardımcı olarak İtalyan Sanayici ve İş Adamları Derneği, Lions kulüpleri ve benzeri dernek ve kuruluşlar kullanılmıştı. P2 Locasındaki generaller, tüm NATO ülkeleri nezdinde kurulan kontrgerilla teşkilatlarından biri olan Gladio'nun mason localarından aldığı talimatlar doğrultusunda, eylemlerini gerçekleştirmesi ve bu eylemlerin örtbas edilmesi görevlerini üzerlerine almışlardı. Savcılar da P2 tarafından kendi çıkarları doğrultusunda karar vermeleri için kullanılmış, buna yanaşmayan savcılar ise Sicilya'ya atanarak, haklarında ölüm fermanları verilmişti.

"CIA'den önceki ABD gizli servisi OSS'nin gizli dosyaları, gizli bir masonik kuruluş olan ve İtalya'nın pek çok seçkin kişisini içine alan P2 Mason Locasının eline geçti. CIA ve P2 arasındaki adam Micheal Sindona idi ve bu kişi CIA'in İtalyan seçimlerine pompaladığı 65 milyon doları götüren kişi idi. Sindona, Nixon hukuk firması ve John Mc Cottrey ile bağlantıda idi." (New World Order, A Study in the Hegemony of Parasitism, Eustace Mullins, sf.111)

"Güvenilir kaynaklarda İtalya'da Hıristiyan Demokrat Parti ve Liberal Parti'nin CIA ile ilişkide bulunduğu belirtilmektedir." (American Foreign Policy, Charles W. Kegley, Jr. Eugene Wittkopf, sf.109)

"İtalya'da ortaya çıkarılan P2 Mason Locasının Gladio ile bağlantısı saptanmıştı. Locanın Başkanı Licio Gelli'nin notlarında P2'nin NATO üyesi ülkelerde ve Ortadoğu'da üyeleri olduğu bilgisi yer alıyor. Kontrgerillanın yükselişi ile masonların etkisinin artması paralel gelişiyor." (2000'e Doğru, 20 Aralık 1992)

"P2 ile Round Table, Rotary, Lions kulüpleri ve Sanayi Odaları arasında yakın ilişki vardır."
(The Brotherhood, Stephan Knight, sf.131)

"P2 Mason Locası lideri Licio Gelli, darbe girişimine hazırlık olmak üzere terör olaylarını örgütlemekten yargılanmıştı." (Milliyet, 12 Nisan 1988)

P2 Mason Locası üstadı Gelli ve İtalyan İstihbarat örgütü görevlileri İtalya'da, terörü yönlendirdikleri için mahkum oldular.

"Masonların tüm dünyada iktidara, kapitalizmin uluslararası örgütlerine, finans kuruluşlarına, Silahlı Kuvvetlere, güvenlik ve istihbarat örgütlerine girdikleri ve bu örgütleri kontrol altına alıp yönlendirmeye çalıştıkları bilinmektedir." (Doruk Operasyonu, Talat Turhan, sf.37)

Gladio: Masonluğun Yasa Dışı Sokak Gücü

P2 Mason Locası açıklanan tek masonik kontrgerilla şebekesiydi. Fakat masonluğun sırlarını korumaktaki ustalığı düşünülürse, P2'nin bir istisna değil, diğer ülkelerdeki localara bir örnek olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla kontrgerilla, masonluğun yasa dışı sokak gücü olarak karşımızda şekillenmektedir.

Masonluk kontrgerilla ile alt örgütlere inebilmektedir. Bu örgütlenmeler arasında Adli Tıp, savcılık ve emniyet gibi önemli kademeler de vardır. Dünyanın pek çok yerinde Mossad-masonluk-kontrgerilla zincirinin bu kademelerde ezici güçleri mevcuttur. Kontrgerillanın temel özelliği ise aynen masonluk gibi halka kapalı olmasıdır. Bu gizlilik, zaman zaman masonlar tarafından ancak "gerektiği kadar" deşifre edilmektedir. Masonluk kontrolü dışında kontrgerillanın kendi kendini deşifre etmesi ise asla söz konusu değildir. Devletlerin kontrgerillayı açıklaması da mümkün değildir. Zaten genelde, kontrgerilla hakkında soru sorulan kişiler de bu zincirin içinde yer alan kişiler olmakta, dolayısıyla doğru bilgiye ulaşmak imkansızlaşmaktadır. Bunun en iyi örneklerinden biri, "Kontrgerilla açıklansın" diyen P2 Locasının önde gelen isimlerinden İtalya Başbakanı Andreotti ve yine "Kontrgerilla vardır" diyen P2 Locası üstad-ı azamı Gelli'dir. Aldo Moro, savcı katliamları ve benzeri cinayetlerin faili P2 Locası, yalnızca kontrgerillayı inkar etmek değil, aynı zamanda masonlukla bağlantısız göstermek uğraşındaydılar. Bu da masonların "gerektiği kadar deşifre etme" yöntemlerinin önemli bir parçasıydı.

Çeşitli kaynaklarda bu yasa dışı örgüt şu şekilde tanımlanmaktadır:

"Dolaylı saldırıları önlemek için politik, ekonomik ve askeri bir sırra yardımlar yapılmalıdır. Askeri yardımların ilk hedefi, mahalli silahlı kuvvetlerin eğitimi ve silah donatımı olmalı... Mahalli kuvvetlerin eğitimi, partizan savaş ve taktikleri ile, karşıt savaş taktiklerinin öğretilmesi esasına oturtulmalı. Bununla beraber pratikte görüldüğü gibi, sadece mahalli kuvvetlere bel bağlanamaz. Amerikan silahlı kuvvetlerinin de bu harplere katılması gerekmektedir... Mahalli kuvvetlerin bütün komuta ve idari organları Amerikan uzmanları tarafından kontrol edilmeli. Fakat bu kontrol işleri o ülke kamuoyundan gizli tutulmalı." (Deterence and Defense, Indirect Agression bölümü, G. Soyder, sf.231-238) ve (Amerikan Harp Doktrinleri, sf.311)

Gladio-Terör Örgütleri İlişkisi

"FM 30-31B adlı dosyada Amerikan İstihbarat Örgütleri'nin birçok ülkede aşırı solun içine özel eylem grupları sızdırarak terör hareketleri düzenlediği bildiriliyor. Anarşi, terör örgütlerine sızan bu özel ajanlarla şiddetlendiriliyor." (Günaydın, 1 Ekim 1979)


Gladio, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde hem sağ hem de sol görüşlü terör örgütlerini yönlendirerek terörizmi tırmandırmaktadır. (Hürriyet, 14 Kasım 1991)

Dünyanın hemen her yerinde sayısız terör örgütü faaliyet içindedir. Ama bunlar nedense çeşitli istihbarat servislerinin bütün çabalarına rağmen (!) bir türlü tam anlamı ile engellenemezler. Zaman zaman bu terör örgütlerinin birbiriyle bağlantılı olduğu ortaya çıkar, "uluslararası terörizm"den bahsedilir. Kimi zaman da bu örgütlerin Mossad'ın hesabına çalıştığı bilgisi gündeme gelir, ama nedense hemen bu "zararlı bilgiler" hasır altı edilir ve kamuoyuna unutturulur.

Aslında bunlar bir gerçeği ortaya koymaktadır: Anarşist örgütlerin bazılarını, bir kısım istihbarat servisleri ve bunların uzantısı olan kontrgerilla kurmaktadır. Bu örgütlerin ihtiyaç duyduğu istihbaratı da, parayı da sağlayan bu zincirdir. Kontrgerilla himayesi dışında söz konusu anarşist örgütlerin yaşaması ise mümkün değildir. Bu örgütleri, ihtiyacı kalmadığında ortadan kaldırmayı da üstlenmiş olan kontrgerilla, dünyadaki sağ-sol pek çok önemli terör örgütünü yönetmektedir. Zaten yüzlerce kişiden oluşan bir gizli örgütün böyle bir koruma kalkanı olmadan, halkın ve güvenlik güçlerinin gözünden kaçması mümkün değildir. Kontrgerilla, himayesinde olan terör örgütlerinin istihbarat ve koruma görevini de yürütür. Haklarında yapılan ihbarları gizler (izleme, takip, vs. gibi bahanelerle), zaman zaman uygun gördüğü tarihlerde uygun aralar ve uygun şartlarda bu örgütlerin içinden katledilenler de olabilir. Öldürülenler arasında en alt militan kesimden olabileceği gibi en üst kademelerden de isimler yer alabilmektedir.

Masonluğun yasa dışı sokak gücü konumundaki kontrgerilla, komünizm ve faşizmi de kullanmaktadır. Komünist ya da faşist ideolojiye bağlı militanlar, kendilerini kısa sürede kontrgerilla alanında bulmaktadırlar. Çünkü her militanın, genişçe örgütlenmeye her terör örgütünün gelişmiş bir istihbarata gereksinimi vardır. Özellikle devlet teşekküllerinde kendileri hakkında yer alan bilgiyi öğrenmeleri gerekir. Aynı şekilde örgütün de, işlediği cinayetlere göz yumulmasına, cephanesinin saklanmasına, adamları yakalandığında hapishaneden kaçırılmalarının sağlanmasına ihtiyacı vardır. İşte kontrgerilla bu imkanları sağlar.


Günaydın, 1 Ekim 1979

İtalyan kontrgerillası Gladio, sözde milliyetçi ve vatansever olduklarını iddia eden sokak serserilerine, mafya takımına, para ve sadist zevklerini tatmin edecek ortamı fazlasıyla sağlamaktadır.

14 Kasım 1991 tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan bir haberde Gladio ve terör örgütleri bağlantısını açıkça ortaya koymaktadır:

"İşine geldiği zaman sağ terör örgütlerinin, işine geldiği zaman da sol terör örgütlerinin içine sızan, sonra da bu örgütleri birbirine düşüren, bu örgütleri kullanarak terör olaylarını kışkırtan ve bunlara ayrı ayrı sabotajlar yaptırtan Gladio'yu köşeye sıkıştırmak imkansızlaştı."

CIA ajanı David Galula ise konuyla ilgili olarak şunları söylemektedir:

"...İlk adım, şuursuz terörizm: Şuursuz terörizmden maksat ayaklanma hareketleri ve sebepleri için fazla alaka toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan tarafları cezbetmektir...

İkinci adım, seçilmiş terörizm: Seçilmiş terörizm çarçabuk, şuursuz terörizmi takip eder. Bundan maksat isyanı bastırmakla görevli olan tarafı halktan uzak tutmak, halkı mücadeleye sokmak ve asgari olarak halkın pasif suç ortaklığını temin etmektir.

Bu da memleketin muhtelif yerlerinde bazı kimseleri, hala en yakın teması olan küçük rütbeli hükümet memurlarını, polis, postacı, belediye reisi, belediye meclis azası ve öğretmen gibi insanları öldürerek yapılır. 'Yunanistan'da giriştiği sansasyonel saldırılarla kendisinden söz ettiren '17 Kasım Terör Örgütü'nün askeri silah ve teçhizat kullandığı ve askeri personeli bünyesinde istihdam ettiği ileri sürüldü. Bu ipuçları örgütün Kızıl Tugaylar gibi kontrgerilla olduğu iddialarını gündeme getirdi." (Zaman, 7 Kasım 1991)

Gladio Örgütlenmesinde Kimler Görev Alır?

Mason locaları, faşist örgütler ve Mossad ile iç içe faaliyet gösteren Gladio örgütlenmesi, güçlü bir istihbarat bağlantısını gerçekleştirmek için aşağıdaki kişileri bünyesinde barındırır:

"FM 31-16 simgeli Counter Guerilla Operations (Kontrgerilla Harekatları) adlı Amerikan Talimnamesi'nin 34. sayfasında, az gelişmiş ülkelerdeki 'Temizlik Harekatı'nın gerçekleştirilmesi için, kontrgerilla örgütlenmesinin içinde, ACC (Bölge Koordinasyon Merkezi) emrinde de görevlendirilecek şekilde kimlerin birlikte sunulacağı belirtilmekte ve ek olarak CMAC (Civil Military Advisory Committee), Sivil- Asker İstişare Komite'sinin kurulması da önerilmektedir. Böyle bir örgütlenme içinde bulunması gereken kişiler anılan talimnameye göre:

1) Yerel polis müdürü

2) Okul idaresi ve müdürleri

3) Önde gelen din temsilcileri

4) Yargıçlar ve hukuk temsilcileri

5) Sendika lideri veya liderleri

6) Etkili basın yayın organlarının yayımcıları

7) Büyük iş ve ticaret kuruluşlarının temsilcileri

8) Diğer etkili kişilerden oluşmaktadır.

Kontrgerilla örgütlenmesinin boyutu bu denli geniş kapsamlıdır. İtalya'da Gladio adlı kontrgerilla örgütlenmesinin P2 Mason Locası ile ilgisini gösteren haberi, bu konuda iyi bir örnek oluşturmaktadır." (Kontrgerilla Cumhuriyeti, Talat Turhan, sf.34)