CIA'in Sırlarını Çalan Mossad Ajanı: Jonathan Pollard

Resimde CIA'in sırlarını çalan Mossad ajanı Pollard görülüyor.

Mossad'ın bir güç gösterisi olarak gerekleştirdiği eylemlerden birisi de, Siyonist Pollard vasıtasıyla CIA'in sırlarını çalınmasıydı.

"Jonathan Pollard: ABD donanma istihbaratında İsrail için casusluk yapan bir Siyonistti." (Dangerous Liaison, Andrew and Leslie Cockburn, sf.40)

"Pollard'ın casusluk olayı, İsrail'in Amerikan istihbarat sırlarını almak için giriştiği çabanın bir göstergesidir. Jonathan Pollard, İsrail için casusluk yapan, Birleşmiş Milletler Denizcilik İstihbarat Servisi'nde bir memurdu. 31 yaşındaki Amerikalı, Washington'daki İsrail Büyükelçiliği'ne sığınmaya çalışırken, FBI tarafından yakalandı. Bu, iki müttefik arasındaki ilişkilerde gerginliğe sebep oldu.

Raporlara göre İsrail, Amerikan istihbaratının İsrail ve Arap ordusunun çalışmalarıyla ilgili bilgilerini detaylı olarak biliyordu. Operasyon, Başbakanın istihbarat danışmanı Rafael Eitan'ın kişisel emirleriyle yürütüldü. Eitan, Ariel Şaron'a politik olarak çok yakındı... Resmi yetkililer şüpheleniyorlardı, çünkü meslektaşları Pollard'ı çeşitli dökümanları ofisin dışına çıkarırken görüyorlardı." (Middle East International, Ocak 1986)

"FBI yöneticisi Raymond W. Vannal, FBI'ın Amerika'da yaşayan en az bir düzine ajanın İsrail'e bilgi sızdırdığını bildiğini söylüyor. Pollard birçok defa Pentagon'dan kutularla bilgi çaldı. Pollard bilgileri Siyonist Albay Avrem Sella'ya veriyordu. Pollard askeri bilgileri elde ettikten sonra Paris'e gitti, orada onu ünlü Mossad ajanlarından Rafael Eitan ve Sella karşıladılar... İsrail Konsolosluğu'nda çalışan Joseph Yagur da, Pollard'ı besleyenlerdendi. Pollard, geri götürülmesi gereken dökümanları fotokopisi çekilmek üzere, İsrail Konsolosu Sekreteri Irit Erbin'in Washington'daki apartman dairesine götürüyordu." (Middle East International, 13 Haziran 1986)


(Üstte) ABD Dış İşleri Bakanı George Schultz'un, Pollard olayının örtbas edilmesinde büyük katkıları oldu. Schultz İsrail eski Başbakanı Şamir'le birlikte.

"Pollard Washington'a dönünce 3 haftada bir ABD askeri merkezinden bilgi çaldı. Diğer sonbaharda Pollard İsrail'e lüks bir gezi yaptı. Jonathan adına bir pasaportla yolculuk yapıyordu. Olay ortaya çıkınca İsrail, ABD'den özür diledi. Dönemin Dış İşleri Bakanı Yahudi George Schultz özürü kabul etti. Olay hükümet tarafından örtbas edildi. Binlerce belge çalındığı halde, 163 tanesini geri getirdi." (They Dare to Speak Out, Paul Findley, sf.334)

Pollard olayını düzenleyenler ise İsrail tarafından ödüllendirildiler:

"Pollard casusluk olayında rol oynayan iki İsrailli ise çok önemli görevlere getirildi." (They Dare to Speak Out, Paul Findley, sf.334)

"İsrail hükümeti kendileri için ajanlık yapacak olan Pollard'ı işe alanları ödüllendirmeyi üzerine almıştı." (Middle East International, 13 Haziran 1986)

"Bu tarihi raporlar, İsrail'in geçmişte yaptığı tüm denemelerin affedildiğini gösteriyor. 1979 CIA raporuna göre İsrail'in en önde gelen istihbarat adamları olaylardan sıyrılmıştı." (Middle East International, 13 Haziran 1986)

"64 kişilik haham komitesi Pollard'ı ziyarete gidiyor." (Jerusalem Post, 5 Aralık 1992) "Milyonlarca Yahudi Pollard'ın hapisten çıkması için Beyaz Saray'a mektup yazdı." (Jerusalem Post, 21 Kasım 1992)

"Jonathan Pollard'ın serbest bırakılması için kurulan İsrail Halk Komitesi'nin Başkanı Amnon Dror, Bush'un görevinden ayrılmasından önce Pollard'ın bırakılmasını istedi." (Jewish Bulletin, 18 Aralık 1992)

İsrail'in Başhahamı Mordechai Eliyahu da Pollard'ı hapishanede ziyaret edenler arasındaydı. (yanda)

"İsrail Devleti'nin Başhahamı Mordechai Eliyahu, Pollard'ı ziyaretinde onu kutsayarak, kendisine bir siddur verdi." (Washington Jewish Week, 19 Mart 1992)

İsrail"in niçin böyle bir operasyon düzenlediğini, Başkan Reagan'ın şu ifadesi gözler önüne sermektedir:

"İsrailli casusun 21 Kasım'da Washington'da yakalandığını duyduğunda, Başkan Reagan, hükümet sekreterine dönerek sordu 'Neden bunu yapıyorlar?'. İsrail sadece sormakla öğreneceği bilgiler için neden Pollard'ı kullanarak çalmıştı?" (Middle East International, 25 Temmuz 1986)

Mossad'ın böyle bir operasyon düzenlemesinin nedeni, kendi müttefiklerine bile yaptığı güç gösterisi alışkanlığıydı.

Mossad Pollard Yöntemini Daha Önce de Uygulamıştı

Mossad, müttefiklerini bile oyuna getirme yöntemini daha başka olaylarda da uygulamıştır. Bir güç gösterisi olan bu operasyonlar aynı zamanda gerçek "patron"un kim olduğunu hatırlatmak amacıyla tekrarlanmıştır:

"1979'da ABD'nin İsrail Büyükelçisi Andrew Young, FKÖ'yle resmi olmayan bir buluşma ayarlamaya çalışırken telefonları dinlendi...

1980'de Washington Post köşe yazarlarından Jack Anderson'un açıklamasına göre ABD Hava Kuvvetleri istihbaratının yardımcı müdürü Joseph Churba gizlilik konusundaki temizliği kaybetti. Churba, Reagan'ın danışmanıydı...

Diğer bir İsrail istihbarat olayı da 1978'de gerçekleşmiştir. Dış İlişkiler Senatosu'nun komitesindeki bir yaver olan Stepen Bryen, sözde Arap ordusu hakkındaki Pentagon'un bilgilerini İsrail resmi yetkililerine sunmuştu. FBI bu konuda araştırma yaptı, Adalet Bakanlığı da yaptı ama sonuçsuz kaldı...

Aynı şekilde 1960'ların ortalarında CIA ve FBI'ın yaptığı bir araştırma da sonuçsuz kalmıştır. Mossad 200 ton plutonyumu Pennsylvania'daki üretim merkezinden başka bir yere aktarmıştı. Merkezin sahibinin New York'taki İsrail Büyükelçiliği'yle yakın bağlantısı olduğu öğrenildi." (Middle East International, Ocak 1986)

"Amerikalı yazar Seymour Herch'e göre bu nükleer fabrika kanunsuz kurulmuştu. İsrail hala bu casusluk ve istihbarat operasyonlarına Amerika'da devam etmektedir." (Middle East International, Ocak 1986)

Mossad Ajanı Vanunu, İsrail'e İhanet Etti mi?

1986 yılında tüm dünyada yankı uyandıran bir olay gerçekleşti. İsrail'den kaçan bir teknisyen, bir İngiliz gazetesine İsrail'in dev bir nükleer santral inşa ettiğini ve burada çok sayıda nükleer silah ürettiğini açıkladı. Söz konusu reaktör, Negev Çölü'ne kurulmuş olan Dimona Nükleer Santrali idi. Dünyanın en büyük birkaç nükleer santralinden biri olan Dimona'nın haberini veren kişi ise, bir hahamın oğlu olan İsrail'e 8 yaşında yerleşmiş Vanunu idi:

"Bir hahamın oğlu olan Vanunu nükleer teknisyen olarak çalışmış ve radikal politikaya sürüklenerek İsrail'in Komünist Partisi olan Rakah'a girmiştir." (Newsweek, 10 Kasım 1986)


Vanunu'nun Dimona reklamını yaptığı The Sunday Times, "İsrail'in Nükleer Sırları Açıklanıyor" başlığı ile çıktı.

Olay gerçekten bu kadar basit miydi? Vanunu, İsrail'e gerçekten ihanet etmiş miydi?

"The Sunday Times, Dimona'daki İsrail'in nükleer programından bahsettiğinde bütün gözler bu sırları açıklayan Vanunu'ya çevrildi. İsrailli teknisyen Vanunu İsrail'in sadece nükleer silah üretmeyi bildiğini değil, bunu ürettiğini gösteren fotoğraflar ve belgelere sahipti. Bu rapor pek çok cevaplandırılması gereken soruyu da beraberinde getirdi.


Mossad ajanı Vanunu

Vanunu'yu bu bilgileri açıklamaya iten hareket noktası neydi ? Neden ihanet etmişti? Binaya kamerayı nasıl sokmuştu ve yakalanmadan 60 fotoğrafı nasıl çekmişti? Belki bunu yapmasına izin verilmişti. Neden Vanunu gerçek bir güvenlik araştırması yapılmadan Dimona'da işe başlatılmıştı? Ve neden Vanunu birdenbire en hassas yer olan radyoaktif ayrıştırmaların yapıldığı ve bombanın hazırlandığı Machon II'de çalıştırılmaya başlanmıştı?

Olay patlak verdikten kısa bir süre sonra, İsrail'deki bir günlük gazete olan Haaretz başyazısında artık süper güçlerin dışarıya uydurma haber taşıyanları kullanmaktan kaçındıklarını yazmıştı. Fakat Mossad kaynaklı bu haber bile Vanunu olayından şüpheleri uzaklaştıramadı. Alevlenen bölgesel tahminlere göre o sahte muhbirdi. Vanunu'nun hem birdenbire haber olması, hem de ortadan kaybolması, her ikisi de çok tuhaftı. Onca plan yapıp fotoğrafları kaçıran biri için hikayesini bastırmak için yaptığı girişimler çok acemiceydi. Bütün aksi iddialarına rağmen kendi kişisel güvenliği konusunda çok gevşekti. Birçok kişi onun bir hikayesi olduğunu biliyordu ve bunu açıklayabilirlerdi. Bu olay olmadan evvel Londra'daki İsrail Konsolosluğu'na Dimona'da görevli kişilerin tanıtılması için pasaportunun kopyası yollanmıştı. Orada başka insanlarla bağlantı kurması imkansızdı. Fakat The Sunday Times ona erişmişti. Vanunu İsrail'in nükleer gücünü ortaya çıkarmıştı. Bu bir kaza mıydı yoksa önceden mi hazırlanmıştı? Tabii ki Vanunu'nun herşeyi bilmesi gerekmezdi, ama tahmin edilebilecekler dışında bir şey açıkladığı da söylenemez." (Middle East International, 7 Kasım 1986)

Amaçlı Sızıntı

The Sunday Times'da yayınlanan bu makale İsrail'in, Batı'daki istihbarat servislerinin 15 katı kadar olan 200'e yakın nükleer savaş başlığına sahip olduğunu bildirilmiş, bu hikayeyle ilgili fotoğrafların Güney İsrail'deki Dimona nükleer yerleşim yerinde çekildiği söylenmişti. Gazete kaynağının Mordechai Vanunu isimli 32 yaşında, 10 yıl Dimano'da çalışmış, İsrailli bir nükleer teknisyen olduğu belirtildi.

Makalenin yayımlanmasından sonra Vanunu, Londra'da gözden kaybolmuştu. Raporlara göre Vanunu, İsrail istihbarat teşkilatı Mossad tarafından kaçırılmış ve devlet sırlarını açıklamak suçundan yargılanmak üzere İsrail'e götürülmüştü.

"Vanunu olayı, bazı İsraillilerin bu olayın İsrail'in askeri gücünü düşmanlara karşı ispatlamak üzere hükümetin planının bir parçası olduğuna inanmalarına yol açtı." (Newsweek, 10 Kasım 1986)


İsrail, nükleer gücünü göstermek için sergilediği Vanunu olayını beyaz perdeye de aktardı. "Secret Weapon" adlı film bunun örneklerinden.

"Bazı kaynaklar, The Sunday Times'a yapılan açıklamanın İsrail tarafından sızdırıldığını ve böylece İsrail'in gözdağı vermeyi amaçladığını iddia etti." (Tercüman, 21 Ekim 1986)

"Vanunu sonrası çıkan skandal İsrail gizli servislerinin Arap ülkeleri karşısında İsrail nükleer gücünü daha caydırıcı göstermek için yapılmıştı. Bu tez İsrail için çok iştah açıcıydı. Çünkü İran-Irak Savaşı'na baktığımızda çok büyük bir potansiyel açığa çıkıyordu. Bunlar İsrail için yeni bir tehditti. Mossad atom bombası gücünü kanıtlamak için böyle bir senaryo planlayabilirdi. Zaten Shin Beth'in (İsrail İç Güvenlik Servisi) Vanunu'nun yaptıklarını anlamamış olmasına kimse inanmadı." (Israel Ultra Secret, Jacques Derogy-Hesi Carmel, sf.66)

Espionage dergisi de Vanunu'nun Mossad için çalıştığını veya Ortadoğu politikasında bir piyon olarak kullanıldığını belirtiyor.

"Mordechai Vanunu, İsrail'de bir yerlerde iyi korunan bir hücrede. İsrail gizli servisi adına iş yapmış olan Vanunu'nun durumu bugün çok karışık bir sır.

Vanunu söylentiye göre politikada sol görüşe sahip biri ve Filistinlilere sempati duymaya başladı. Bunu gizlemedi de. İlk sır burada ortaya çıkıyor? Böyle bir politikaya sahip olan Vanunu'nun İsrail'in en gizli nükleer araştırma bünyesi olan Dimona'da çalışmasına nasıl izin verildi? Yalnızca çalışmasına izin verilmekle kalınmayıp gizli silah yapımı için bir araştırmacı teknisyen olarak da nasıl görev aldı?

Vanunu'nun bu açıklamaları öncesinde Suriye, İsrail'e karşı askeri bir harekat düşünüyordu. Vanunu'nun açıklamalarının Suriye'nin hareketlerini kısıtlamak için İsrail'in özel bir planı olduğunu söylemek mantıksız değil. Vanunu'nun The Sunday Times'a verdiği fotoğrafların çabuk çekildiği düşünülürse kalitesi biraz fazla kaçıyordu? Hergün çekilen değişik askeri tesisat resimlerini andırıyordu. Bu yüzden Vanunu Mossad için çalışıyordu veya Ortadoğu politikasında bir piyon olarak kullanıldı. Söylenti bitmiyordu. Vanunu Avustralya'ya giderken Moskova'da durmuştu. Diğer durduğu durak da Bangkok'du. İsrailli müfettişlere göre ise Vanunu transit bir yolcuydu. Bu iki durakta da Vanunu'nun cebinde mikrofilmler olduğu halde KGB ajanlarına bunu vermemişti. Belki bunu başka merkezlere verecekti. Öyleyse bunları kendi adına mı yoksa Mossad adına mı yapıyordu?

İşler Vanunu'nun İsrail'e geri dönmesiyle daha da karışıyor, sarışın bir kadının Vanunu'yu kandırıp yatla İsrail'e kaçırma hikayesi doğru mu? İsrail'in dediğine göre, Vanunu iki yıldır Dimona'daki bu faaliyetini de kapsayan bir günlük tutuyordu. Bu söylentiye göre Vanunu bir kız arkadaş bulamadığı için intihar edeceğini yazmıştı. Defteri başkasının yazdığı düşünülüyor. Kim ve neden? Yine şüpheler Mossad'da toplanıyor." (Espionage, Mayıs 1987)