|
FAŞİST ÖRGÜTLENMELER
Faşist rejimlerin iktidara gelmesini ve iktidarı sürdürmelerini
sağlayan en önemli faktör ise, terör ve baskı politikalarını ustalıkla
uygulayan Faşist örgütlenmeler oldu. Her ikisi de ırkçı ve saldırgan
ideolojiler olan Siyonizm ile faşizm arasındaki ilişki çeşitli terör
örgütlerinin yapılanmasında da ortaya çıkmaktadır.
Faşizmin bir ülkeye tümüyle hakim olmasının en açık örnekleri olan
Nazi Almanyası ve Mussolini İtalyası bu faşist örgütlenmelerin "altın
devirlerini" oluşturdu. Her iki rejimde de, faşist felsefeyi tam
olarak kabul eden ve uygulayan, çoğu hasta ruhlu insanlardan oluşan
resmi terör örgütleri kuruldu. İlk karakteristik özelliklerini bu
dönemde ortaya koyan bu örgütler, II. Dünya Savaşı'ndan sonra da
dünyanın pek çok ülkesinde gerek yer altı örgütü gerekse siyasi
parti olarak faşist ideolojiyi ayakta tuttular. Yine pek çok ülkede
de Mossad'ın uzantısı olan "Kontrgerilla" sistemleri ile yakın ilişki
içindeydiler.
Siyonistlerin "Faşist" Gerilla Örgütü: BETAR
Siyonist lider Jabotinsky, Betar adını
verdiği faşist bir örgüt kurdu. Bu örgüt daha sonra hem Hitler
hem de Mussolini tarafından taklit edilecekti.
|
Yakın tarihte Siyonistler tarafından kurulan ilk faşist örgüt "Betar"dır.
Örgütü kuran ünlü Siyonist lider Vladimir Jabotinsky idi.
"Bir Rus yahudisi olan Jabotinsky, daha sonra gittiği İtalya'da
faşist düşünce yapısını büyük ölçüde benimsemişti. Bu düşünceler
doğrultusunda bir "Siyon ordusu" oluşturma fikrini geliştirdi.
Jabotinsky'ye göre, günümüz ahlak kuralları içinde çocuksu hümanizmin
etkisi yoktur. Dünya siyasal yaşamını şekillendirecek manivelanın
güç ve sadece güç olduğuna inanır. Ona göre, komşusu ne kadar iyi
ve candan olursa olsun, ona inananlar aptaldırlar. 'Adalet, bileği
güçlü olanın ve bu bileği büyük bir ısrarla isteklerini gerçekleştirmek
için kullananındır' diyen Jabotinsky, çağın diğer sosyal Darwincileri
gibi, bir milletin yaşamını baskı altına girmeden devam ettirebilmesi
için güçlü ırki temellere sahip olması gerektiğini savunacaktır.
1913 yılında yazdığı 'Irk Üzerine' adlı makalesinde, dünya siyasal
düşüncelerinde ırkçı düşüncenin temellerini atan A. Gobineau'nun
ve 'Aryan' mitini Almanlara maleden H.S. Chamberlain'in fikirlerini
nerede ise satır satır takip etmek mümkündür: 'Bir milletin muhtevası,
milli karakterinin alfası ve omegası, onun fiziki kalitesinde, diğer
bir deyişle, o milletin ırki kompozisyonunda aranmalıdır', der".
(Kutsal Topraklarda Siyonistler ve Masonlar, Mim Kemal Öke, sf.289)
Felsefesini "güçlü olanın haklı olduğu" temelinde oturtan Jabotinsky,
faşist karakteri sebebiyle daha sonraları "Vladimir Hitler" olarak
anılmıştır. O dönemde İngilizlerin mandası altında olan Filistin'de
çarpışmak üzere yarı askeri bir gençlik örgütü kurdu:
"Jabotinsky'nin bu bakış açısı ona siyasal rakipleri tarafından
'Vladimir Hitler' lakabını kazandıracaktır ki, Jabotinsky'nin İtalyan
faşitleri ile ilişkileri bu suçlamayı doğrulayacak güçtedir. İngiliz
mandası altındaki Filistin'de çarpışmak üzere Jabotinsky'nin kurduğu
Betar adlı gençlik örgütünün simgesi "kahverengi gömleklerdir"...
Sloganı ise 'Doğu için İtalya Düzeni'dir. 1935'te verdiği bir demeçte
Jabotinsky, 'Biz bir Musevi İmparatorluğu istiyoruz. Akdeniz'de
bir İtalyan İmparatorluğu olduğu gibi, Doğu'da bir Musevi İmparatorluğu
olmalıdır' diyordu... Bu imparatorluk, Filistin'le birlikte Ürdün'ü
de içerecek, Mısır'ı ve Irak'ı da kapsayacak sınırlara sahip olacaktı.
Jabotinsky 1934'de İtalya'da Civitavecchia'da, bir askeri okul açarak,
Filistin'de çarpışacak Siyon gerillalarını yetiştirmeye başlar.
Mussolini'nin denetlediği bu birlikler İtalyan yardımı ile Filistin'e
peyderpey sevk edileceklerdir." (Kutsal Topraklarda Siyonistler
ve Masonlar, Mim Kemal Öke, sf.290)
Bu faşist-Siyonist örgüt, Filistin'de estirdiği terör havasıyla
kendisinden bekleneni gerçekleştirdi. Encyclopedia Judaica Betar
hakkında şu bilgileri veriyor:
"Betar Filistin'de, şebekeler halinde köylerde teşkilatlanmıştı.
Betar bünyesinde Yirmiyahu Halpern tarafından bir eğitim kampı oluşturuldu.
Kamplarda kendini savunma, sokak kavgaları, askeri taktikler ve
silah kullanımı öğretiliyordu... Bazen Betar hareketleri, Tel Aviv
sokaklarındaki çatışmalara dönüşüyordu." (Encyclopedia Judaica,
cilt 4, sf.714)
Jabotinsky'nin kurduğu bu örgüt, SA'ları kurarken Hitler'e ilham
kaynağı oldu. Hitler gibi Mussolini de Betar'dan etkilenmişti. Daha
sonra İsrail'e Başbakan olacak olan Menahem Begin de Betar'ın liderlerindendi:
"Siyonizmin büyük oranda gizli tutulmuş olan tarihi, bir yığın
lekeyle doludur. Mussolini, kara gömlekler giyerek, kendi Faşist
çetelerine benzemeye çalışan Revizyonist Siyonist gençlik hareketi
Betar'ın üyelerinden bölükler oluşturdu. Menahem Begin, Betar'ın
Başkanı olduğunda Hitler çetelerinin kahverengi gömleğini tercih
etti. Bu üniformayı gerek kendisi, gerek diğer Betar üyeleri tüm
miting ve gösterilerde giyip birbirlerini faşist selamıyla selamladılar,
toplantıları aynı selamla açıp kapadılar." (Siyonizmin Gizli Tarihi,
Ralph Schoenman, sf.50)
Naziler'in Sokak gücü: SA (Sturm Abteilung)
Hitler'in "Kahverengi Gömleklileri" ya da diğer adıyla "SA"ları,
faşist yapıyı tam anlamıyla uygulayan bir örgüt oldu. Almanca "Sturm
Abteilung" (Fırtına Kıtaları) ismini taşıyan SA'lar, faşizmin temel
karakterine uygun olarak, kültürsüz, kabadayı karakterine sahip,
zalim, acımasız hatta sadist insanlardan seçiliyordu:
"SA'lar işsiz insanlardan, sokak eşkiyalarından, katillerden oluşuyordu."
(The Life and Death of Adolf Hitler, Robert Payne, sf.205)
"SA, Hitler tarafından, 1921'de Münih'de kuruldu. Örgütsel dayanağı,
yeni gelişen Nazi hareketinin saflarına katılmış serserilerdi."
(Ana Britannica, cilt 18, sf.564)
"Başlangıçta SA üyelerinin çoğu, Weimar Cumhuriyeti'nin ilk günlerinde
solculara karşı çarpışan eski askerlerin oluşturduğu silahlı çapulcu
gruplardan (Freikorps) geliyordu." (Ana Britannica, cilt 18, sf.564)
SA ve SS birlikleri Nazi Almanyası'nda
sık sık düzenlenen, gövde gösterisi niteliğindeki bir tören
sırasında.
|
SA'lar, Hitler'in fedaileri olarak hareket etmeye başladılar. Karşıt
görüşlü politik gruplara saldırılar düzenliyorlardı:
"Hitler, SA'ların ordu disiplininden uzak olmalarını istiyordu.
Onlar 'kanun tanımayan şok örgütleriydi!' Amaçları politikti; politik
toplantıları bölüyorlar, Hitler'in korumaları olarak görev yapıyorlardı."
(The Life and Death of Adolf Hitler, Robert Payne, sf.168)
"SA kolları terörist metodları kullanarak kalıcı bir seçim kampanyası
yürütmek ve böylece hafif bir direnç gösteren demokrat muhalefeti
zayıflatmak üzere tasarlanmıştı." (The Order of Death's Head, Heinz
Höhne, sf.62)
"Üyeleri Mussolini'nin Kara Gömlekliler'ine benzer biçimde kahverengi
üniformalar giyen SA, parti toplantılarını koruma, Nazi gösterilerinde
önde yürüme ve siyasal karşıtlara fiziksel saldırıda bulunma gibi
görevler üstlendi. Hitler'in 1923'teki başarısız Birahane Darbesi'nin
ardından geçici olarak dağıldıysa da, 1925'de yeniden örgütlendi
ve kısa sürede şiddet yöntemlerini yeniden uygulayarak genel ve
yerel seçimlerde seçmenlere gözdağı vermeye başladı." (Ana Britanica,
sf.564)
Çoğunluğu ruhsal dengesizlik içinde bulunan SA üyeleri liderlerine
karşı anlaşılması zor bir bağlılık içindeydiler. Liderlerine büyük
bir sadakatleri vardı:
"Kahverengi Gömlekliler, Hitler'i ruhani liderleri olarak görüp,
sadakat gösteriyorlardı." (All The Revolutions Devour Their Own
Children, sf.329)
"Pfeffer Von Salomon, 'Yüce SA lideri' olarak isimlendirildi, ve
Almanya'daki tüm SA'ların komutanlığına getirildi." (The Life and
Death of Adolf Hitler, Robert Payne, sf.25)
SA'ların yöntemi ise, tüm faşist örgütlenmelerde olduğu gibi terör
ve işkence oldu. Sadist, zalim, insanlara acı vermekten hoşlanan
bu güruh, pek çok baskı operasyonunda kullanıldı. SA'ların işkence
yuvalarında ise akıl almaz vahşetler yaşanıyordu:
"Hitler'in yanında çalışanlardan birinin ifadesine göre, Berlin'de
SA karargahı Hedemannstrasse'nin dördüncü katında gizli bir SA işkence
odası bulunuyordu. Bulduğumuzda insanlar açlıktan yarı ölmüş durumdaydılar.
İtiraf ettirmek için günlerce dar dolaplarda tutuluyorlardı, 'sorguya
çekme, ya dövmekten ya da demir sopalarla ve kırbaçlarla aşağılanmaktan
ibaretti' dedi. İçeri girdiğimizde bu yaşayan iskeletler pis kamışlar
üzerinde iltihaplı yaralarıyla yan yana yatıyorlardı." (Encyclopedia
Judaica, cilt 4, sf.714)
Hitler'in Faşist Ordusu: SS (Schutz Staffel)
Nazilerin iktidara gelmesinde önemli rol oynayan SA'ların yanı
sıra, Hitler, 1925'de kendisini korumakla görevli küçük bir birlik
kurdu. Schutz Staffel, "Koruyucu Kademe" olarak adlandırılan bu
örgüt kısaca "SS" olarak anılmaya başladı.
Faşizmin önemli özelliklerinden olan
putperest atalara olan bağlılık, SS'lerin de en büyük özelliklerindendi.
Bunun bir örneği olarak, propagandalarında "savaşçı atalara
benzeme" yöntemini sıkça kullanıyorlardı.
|
Başlangıçta SA'lardan daha güçsüz bir örgüt olan SS'lerin başına
geçen Heinrich Himmler, kurulduğunda 300 kişiden oluşan bu örgütü,
Nazilerin iktidara geldiği 1933'e dek 50.000 kişiye çıkardı.
SA'lara göre ordu disiplinine daha yakın olan SS'ler zamanla SA'dan
daha gözde hale geldiler. SA'ların disiplinsiz ve kontrolü güçleşen
yapısı, Siyonist lobilerinin, daha disiplinli ve "kesin itaatli"
olan SS'leri tercih etmelerine yol açtı.
Böylece SS'ler, Almanya'nın en büyük gücü haline geldiler. Doğrudan
Hitler'e bağlı olan örgüt, faşist hedeflere uygun eylemlere girişti.
Örgütün başındaki Heinrich Himmler, faşist felsefenin sadık uygulayıcılardan
biriydi.
"Fanatik bir ırkçı olan Himmler, örgüte adayları, toplumun hangi
kesiminden geldiklerine bakmaksızın, fiziksel kusursuzluk ve ırksal
saflık ölçütlerine göre değerlendirerek kabul ediyordu. Parlak,
siyah üniformaları ve özel nişanlarıyla (şimşeğe benzetilmiş rünik
S harfleri, kurukafalı pazıbentler ve gümüş kamalar) SS'ler kendilerini,
başlangıçta üstlerinde olan kahverengi gömlekli SA'lardan da (Sturmabteilung:
Fırtına Kıtası) üstün sayıyorlardı." (Ana Britannica, cilt 20, sf.9)
Himmler, kendisine baş yardımcı olarak da
Reinhard Heydrich'i seçmişti.
"Himmler ve başyardımcısı Reinhard Heydrich, Almanya'nın tüm polis
kuvvetleri üzerinde denetim sağlayıp, örgütün sorumluluk ve etkinlik
alanını genişleterek SS'lerin gücünü pekiştirdiler. Ayrıca özel
askeri SS birimleri düzenli ordu sistemi içinde eğitildiler ve silahlandılar."
(Ana Britannica, cilt 20, sf.9)
Acımasızlık ve sadist lidere körükörüne itaat SS'lerin temel özelliğiydi:
"SS'lere, insanların acı çekişi karşısında soğukkanlı kalmaları
ve başka ırka nefret duymaları öğretilirdi. En önemli erdemleri,
'Onurun Sadakatindir' ilkesinden sapmaksızın Führer'e kesin boyun
eğme ve bağlılıktı." (Ana Britannica, cilt 20, sf.9)
Mussolini'nin Faşist Ordusu: Kara Gömlekliler
Mussolini İtalyası'nın faşist örgütü ise, Hitler'in SA'larını andıran
"Black Shirts" yani Kara Gömlekliler'dir.
"Kara Gömlekliler, Benito Mussolini'nin emrindeki silahlı Faşist
İtalyan birlikleridir. İlk birlikler Mart 1919'da Swuodre d'Azrone
(Action Squca) adıyla sosyalistlere karşı kuruldu. 1920'nin sonunda
sadece sosyalistleri değil, Cumhuriyetçileri ve diğer organizasyonları
da yok etmeye başladılar. Faşist birliklerin sayıları artıkça yüzlerce
kişiyi de öldürdüler. 24 Ekim 1922'de, Napoli'deki Kongre'de, Mussolini'yi
başa getiren meşhur Roma'ya yürüyüşü için bütün ülkeden silahlanmış
Kara Gömlekliler toplandı. Bir sonraki yılın başında, 1 Şubat 1923'de,
özel Kara Gömlekliler resmi olarak ulusal milise çevrildi." (Encyclopedia
Britannica cilt 2, sf.263)
Tüm diğer faşist örgütler gibi, Kara Gömlekliler de, ülkede büyük
bir terör havası estirdiler:
"Kara Gömlekliler, kısa bir süre içinde, politik bakış açısı ne
olursa olsun faşizme karşı gelen herkesi 'Kızıl' kabul edip düşmanca
davrandılar." (Encyclopedia Americana, cilt 4, sf.45)
Kara Gömlekliler, Mussolini iktidara gelmeden önce rakiplerini,
faşist yöntemlerle ezmeye başladılar:
"Mussolini, birliklerini kendi mitinglerinde karşıtlarına karşı
oy pusulasından çok silah ve bomba kullanacak paralı ve üniformalı
savaşçılar olarak yetiştiriyordu. Bu şekilde kanunsuz silah bulundurmaktan
dolayı Mussolini ve diğer 100 faşist, polis tarafından tutuklandı,
fakat ertesi gün hükümet kararıyla serbest bırakıldı... Yenilgileri
onları sosyalistlerin bir geçiş törenine bomba atmaya itti, birkaç
küçük bomba da Milan'ın Kardinal Büyükelçisi ve Sosyalist Vali'ye
paketlerle gönderildi...
"Mussolini'nin kendi koruyucusu da bu 'squadristi'lerdendi ve 1921'in
sonlarına doğru emrinde 400.000 silahlı ve disiplinli adam bulunmaktaydı.
Mussolini'nin Kara Gömleklileri, maceracıların, idealistlerin,
eski askeri memur ve askerlerin, alt ve orta sınıf kişilerin bir
karışımıydı. Politik görünümde radikal milliyetçi idiler ve düşmanlarını
itaatleri altına alarak güç kazanırlardı. Karşıtlarına ceza verici
seferler düzenler ve etrafa dehşet saçarlardı." (Mussolini, Denis
Mack Smith, sf.65)
Bu örgüt yalnızca faşist ruhu tatmin etmek ve rakipleri ezmek için
oluşturulmuş, daha sonra da çürük bir ideolojik temele oturtulmuştu:
"Kara Gömlekliler, Mussolini'nin kozuydu. Diğer faşist gruplar
gibi en başta mecburiyetten oluşmuş, daha sonra felsefesi yapılmıştı."
(Italy under Mussolini, William Bolitho, sf.55-59)
"Mart 1924'te İtalya'nın birçok bölgesinde seçimler bir terör havasında
geçti. Faşistler hak ettikleri karşı konulmaz zafer için şiddetin
şart olduğunu vurguluyorlardı. Dışarıdan bakan şahitler bundan faşizmin
göze çarpan özelliğinin kanunsuzluk olduğu sonucuna varıyorlardı."
(Mussolini, Denis Mack Smith, sf.67)
Mussolini'nin iktidara gelmesiyle, Kara Gömlekliler tüm ülkede
büyük bir ağ kurdular:
"Kara Gömlekliler bütün ülkeye garnizonlar halinde yerleştirildi.
4 Ağustos 1924'de Fascist Militia'nın bütün yeni üyelerine Majestelerine
bağlılık ve sadakat yemini yaptırıldı." (Italy Under Mussolini,
William Bolitho, sf.55-59)
Kara Gömlekliler, faşizmi finanse eden sermayedarlar tarafından
destekleniyorlardı:
"Faşizmin destekçileri Kara Gömleklilere parasal ve diğer yönlerde
yardım için birleştiler." (Encyclopedia Americana, cilt 4, sf.45)
Bu sermayedarların başında Amerika'daki banker J.P. Morgan geliyordu.
J.P.Morgan bankerlik şirketi 1926 yılında İtalya'daki faşist Mussolini
hükümetine 100 milyon dolar veriyordu. (Mussolini and Fascism, John
P. Diggins, sf.32)
|