|
Tevrat'ı Tahrif
Eden Ruhban Sınıf
Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp,
sonra az bir değer karşılığında satmak için: 'Bu Allah katındandır'
diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay
kazanmakta olduklarına. (Bakara Suresi, 79)
Hz. Musa'nın önderliğindeyken bile Allah'ın hükümlerine uymayan,
kendi hedef ve çıkarlarına göre yaşayan bazı Yahudiler, Hz. Musa
öldükten sonra Tevrat'ı değiştirdiler. Tevrat'ın belki de değişmeden
kalmış bir bölümünde (en doğrusunu Allah bilir), Yahudilerin yaptıkları
Hz. Musa'nın ağzından şöyle anlatılıyor:
Zira biliyorum ki ölümümden sonra büsbütün bozulacaksınız, ve size
emrettiğim yoldan sapacaksınız; ve son günlerde sizi kötülük karşılayacak;
çünkü ellerinizin işi ile Rabbi öfkelendirmek için onun gözünde
kötü olanı yapacaksınız. (Tesniye Bölümü, 31/29)
Hemen belirtmek gerekir ki, kitabın bu ve bundan sonraki bölümlerinde
dikkat çektiğimiz söz konusu hahamlar sınıfı, samimi olarak Allah'a
iman eden ve insanları doğruya davet eden dürüst dindarlar değildir.
Bu kimseler Hz. Musa'nın tebliğ ettiği hak dini kabullenememiş ve
bu nedenle dejenere etmeye yeltenmiş samimiyetsiz ve menfaatperest
kimselerdir. Bunun yanında kuşkusuz samimi şekilde Allah'a inanan
ve O'na kulluk etmeye çalışan pek çok haham ve diğer din adamları
da tarih boyunca Yahudilik içinde var olmuştur. Ancak Kuran'da verilen
bilgiler, bu din adamları arasında kibirli, menfaatperest birtakım
kimseler olduğunu göstermektedir ve bunlar Yahudi dinini dejenere
etmeye çalışmışlardır.
 |
Tevrat rolelerini yazan hahamlar.
Kahinler olarak da bilinen hahamlar, İsrail toplumunun en önemli
sınıfını oluşturmaktadırlar. Hahamlar arasında Siyonist ideolojinin
etkisi altında kalanlar, topluma acımasızlığın ve saldırganlığın
meşru olduğunu telkin etmektediler. Ancak elbette, onlar arasında
da samimi olarak Allah'a iman eden ve Allah'tan korkanlar bulunmaktadır.
|
Kuran'da bildirilen bu gerçek, İncil'deki bazı anlatımlarla da
uyum içindedir. İncil'de Hz. İsa'nın ikiyüzlü Yahudi din adamlarına
karşı halkı uyardığından sıkça söz edilir. Bu konudaki bir uyarı
şöyledir:
"Yazıcılar ve Ferisiler (İncil'de Yahudilere ve hahamlara verilen
isim) Musa'nın kürsüsünde otururlar; bundan sonra size söyledikleri
bütün şeyleri yapın ve tutun; fakat onların işlerine göre yapmayın;
çünkü söylerler ve yapmazlar. Onlar bütün işlerini insanlara görünmek
için yaparlar. Çünkü onlar hamaillerini genişletip, esvaplarının
saçaklarını büyük yaparlar; ziyafetlerde üst yeri, ve havralarda
baş yerleri.. Ve insanlar tarafından rabbi diye çağrılmayı severler.
(Matta Bölümü, 23/2-7)
İsrail, günümüzde dahi, Siyonist ideolojinin etkisi altında kalan
bazı hahamların telkinleri doğrultusunda yönetilmektedir. Öte yandan
İsrailli hahamlar içinde de Siyonist ideolojiye şiddetle karşı çıkan,
Siyonizmin neden olduğu vahşeti her fırsatta kınayan, tüm İsrail
halkını hoşgörüye, barışa ve uzlaşmaya davet eden pek çok samimi
insan da bulunmaktadır.
Ne var ki İsrail'de Siyonizmi benimseyen hahamların sayısı çoğunluktadır
ve Muharref Tevrat'ın uygulanmasından da, yine bu hahamlar sorumludur.
Bugün İsrail Parlamentosu olan ve "ibadethane" anlamına gelen Knesset'te
kararlar genellikle bu hahamlara danışılarak verilir.
Aslında "Kahinler" olarak anılan hahamlar, Yahudi topluluklarına
Tevrat'tan önce de hakim olan bir sınıftı. Batı Sami ırkından gelen
Yahudiler, diğer Batı Sami topluluklarıyla ortak bir dine mensuplardı.
Hahamların söz konusu bu etkileri diğer birtakım batıl inançlarda
olduğu gibi, Yahudiliğe atalarının dininden gelen bir gelenektir.
"Musa ve Yahudilik" adlı kitabında Hayrullah Örs, "İsrailoğulları'nın
dinlerini anlamak için onların daha önceki inançları hakkında biraz
bilgi verilmesi lazımdır" diyerek bu eski batıl dinin birtakım özelliklerini
anlatır. (sf.30)
Diğer bir bölümde ise, Hayrullah Örs, Kenan şehirlerindeki bu sapkın
inançta yer alan Kralların kutsallığı ve Kralların kahin ünvanı
taşımaları konusundan şöyle bahsediyor:
Kenan şehir devletlerinin çoğunda Kral kutsal bir varlıktı. Memleketin
mutluluğu ve bereketi ona bağlıydı... İsrailoğulları, kutsal Krallık
düşüncesini Kenanilerin örneğince sürdürmüşlerdir. Papaz sınıfının
oldukça gelişmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şunu da kaydedelim ki,
Ugarit metinlerinde papazlara İbranice'deki gibi 'Kohen' ünvanı
verilmektedir. (Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, sf.27)
Kitab-ı Mukaddes'in ilk kısmını oluşturan Eski Ahit ya da Tevrat,
toplam 39 kitaptan oluşur. Bunlardan ilk beş kitap olan Tekvin,
Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye, Hz. Musa'ya verilen, ancak
daha sonra hahamlar tarafından bozulmuş olan bölümlerdir. (En doğrusunu
Allah bilir.) İçindeki tutarsızlık ve mantık bozuklukları (Örneğin,
beşinci bölüm olan Tesniye'de, Hz. Musa'nın ölümü ve gömülüşünün
anlatılıyor olması gibi), bu ilk beş kitabın da Hz. Musa'ya indirilen
vahiylere değil, hahamların ifadelerine dayandığını göstermektedir.
"Rabbin sözüne göre Rabbin kulu Musa orada, Moab diyarında öldü.
Ve Moab diyarına Beyt-Peor karşısındaki derede onu gömdü." (Tesniye
Bölümü, 34/5-6)
Bundan sonraki 34 bölüm ise, asırlar boyunca Kitab-ı Mukaddes'e
parça parça eklenmiştir. "Yahudi Tarihi" adlı kitabın yazarı olan
H. Hirsch Graetz, Tevrat'ın değiştirilmesi ile ilgili olarak şunları
söyler:
Tevrat'ın kanunlarına tam riayeti sağlamak üzere ileri gelen ailelerin
temsilcilerinden başında Büyük Kohen'in (Başhaham) bulunduğu Yetmişler
Meclisi'ni kurdular. Bu meclis, İsrail Devleti'nin yıkılışına kadar
devam etti. Bunlar, kitabın en eski karakterli harflerini değiştirip
zamanlarına uydurdular. Gençlerini yetiştirmek için dini okullar
açtılar. Bu okullardaki öğretmenlere 'Soferim' (yazıcılar) denilirdi.
Soferimin iki vazifesi vardı: Tevrat'ı açıklamak ve bunun cemiyet
ve ferd tarafından tatbikini sağlamak. Soferimler, Tevrat'ın beş
kitabından başka, nebilerin sözlerini de Kitab'a ek olarak yazdılar
ki, isimlerini bu çalışmalardan almışlardır... Bu arada bazı müelliflere
göre İsrailli olmayan yabancı asıllı bazı kitaplar da İsrailleştirilerek
kitaba eklendi. (Tesniye Bölümü, sf.46)

Yahudilerin Passah bayramında sofradaki herkes tarafından
okunması gereken metin ve bu metin için hazırlanmış özel bir
kapak.
|
Prof. Dr. Hikmet Tanyu ise, "Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler"
adlı kitabında, hahamların Tevrat'ı değiştirmeleriyle ilgili olarak
şunları belirtiyor:
Hz. Musa, MÖ XIII. yüzyılda yaşamasına rağmen, yakın zamanlara
kadar elde bulunan en eski İbrani el yazması nüsha MS VII. ve X.
yüzyılda yazılmış bir kaynaktır. Tesniye (Tevrat'ın beşinci bölümü),
MÖ 621 veya 622 yıllarında Kudüs'teki Süleyman Mabedi'nde kahinler
tarafından bulunduğu belirtilerek Kral Yoşiya'ya sundukları bir
kitap olup Musa'nın ölümünden, gömülmesinden ve onun için tutulan
yastan bahseder. Hz. Musa zamanında bulunmayan birçok adetlere,
davranışlara değinir. Önceki kitaplarda geçen bazı şeriat kanunlarını
tekrarlar, insanların birbirlerine ve Tanrı'ya karşı nasıl davranmaları
gerektiğini anlatır. (Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler,
Prof. Dr. Hikmet, sf.40)
Yahudiliğe göre Tevrat'ın beş kitabının kelime kelime Yehova tarafından
bildirilmiş Tanrı kelamı olduğuna inanılmaktadır. Oysaki, Hz. Musa'nın
yaşadığı tarih bile kesinlikle tespit edilmiş değildir. Tahminen
XV. yüzyıldan başlayarak genellikle XIII. yüzyılda yaşadığı ve ortalama
MÖ 1250 yıllarında İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkardığı ileri sürülmektedir.
Tanah'ın (39 kitabın hepsine birden verilen isim) tamamlanması ise
MÖ (1200-100) yılları arasında ve bin yıldan fazla bir zamana uzamış
ve muhtelif yazarlar tarafından telif, derleme, ve birleştirme işine
teşebbüs edilmiştir. (Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Prof.
Dr. Hikmet, sf.47)
Türkiye'deki Musevi vatandaşlarımızın yayınladıkları Şalom gazetesinde
ise, bu konuyla ilgili şu ifadelere yer verilmiştir:
Yıllardır araştırmacıların merak konusu olan 'Kutsal Kitabı kim
yazdı?' sorusu uzun bir listenin çıkmasına neden olmuştur. Bu sayılan
listeye aday olarak katılabilecek iki isim daha öne süren Amerikalı
profesör Richard Friedman'ın bu konudaki kitabı önümüzdeki günlerde
Londra ve New York'ta yayımlanacak. Friedman'a göre peygamberlerden
Yeremiah ve havarisi Baruh Ben-Neriya Kutsal Kitabın ilk beş bölümünü
kaleme almışlardı. İsrailli uzmanlar önerinin üzerinde düşünüyorlar.
(Şalom, 13 Mayıs 1987)
Hayrullah Örs ise, "Musa ve Yahudilik" adlı kitabında Tevrat'ın
tarih boyunca birçok değişikliğe uğradığını belirtir:
Eski Ahit, özellikle Tevrat (Musa'nın 5 kitabı, Tekvin, Çıkış,
Levililer, Sayılar, Tesniye), Yahudiler ve Hıristiyanlarca, yakın
zamana kadar Tanrı'nın Hz.Musa'ya doğrudan doğruya yazdırdığı kitap
olarak kabul edilmekte idi. Ama iki yüzyıldan beri yapılan incelemeler;
bunların çok yeni diyebileceğimiz zamanlarda yazıldığını ve çeşitli
maksatlarla tarih boyunca değişikliklere uğratıldığını ispatlamıştır.
(Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, sf. 34-35)
Görüldüğü gibi, Hz. Musa'ya gönderilen Tevrat, bazı hahamların
elinde, Yahudilerin milli çıkar ve hedeflerine uygun olarak değiştirilmiş
ve hak kitap olma niteliğini kaybetmiştir. Yapılan tahrifatlar neticesinde,
Allah, ahiret, cennet ve cehennem inancında çeşitli sapkın açıklamaların
yer aldığı bir kitap ortaya çıkmıştır. Bu tahrifatların en temel
özelliklerinden birisi ise, Yahudi halkının batıl gelenekleri doğrultusunda
belli kesimlere menfaat ve üstünlük sağlayacak birtakım açıklamalardır.
Bu açıklamalar bir kısım Yahudilerin geleneksel üstün ırk ve dünya
hakimiyeti konularındaki ihtiraslarını pekiştirmiş, yaptıkları katliamlara,
haksızlıklara ve ahlak dışı tavırlara meşru bir zemin hazırlamıştır.
Böylece Muharref Tevrat'ın bazı kısımları, hak dini anlatan bir
kitap olmaktan çıkarak, bazı Yahudi hahamların ideolojilerini yansıtan
bir kitap haline gelmiştir. Şalom gazetesinde de bu batıl inanışlar
şöyle belirtiliyor:
Tanrı'ya inanmak Yahudiliğin temel başlangıç noktası değildir.
Resul Jeremiah bile İsrail'in başkaldırısını, Tanrı'nın ağzından
şöyle anlatır: 'Beni terk ettiler ve kanunlarımı uygulamadılar'.
Eski hahamların bu sözü yorumlama şekli ise 'İnançlarından vazgeçsinler
ama kanunları uygulasınlar' olmuştur. (Şalom, 8 Mart 1989)
Kuran'da ise dini kendi çıkarları için kullanarak yalanlayanlar
için Allah şöyle buyurmaktadır:
Kitabı kendi elleriyle yazıp sonra onu az bir değerle
değiştirmek için: 'Bu Allah katındandır' diyenlerin vay haline!
Ellerinin yazdığından dolayı vay hallerine! Kazandıkları günahlarından
dolayı vay hallerine! (Bakara Suresi, 79)
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu yüklenmemiş
olanların durumu koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir.
Allah'ın ayetlerini yalan saymakta olan kavmin durumu ne kadar kötüdür.
Allah, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez. (Cuma Suresi, 5)
|